Köyümüzde Türk Milli Kültürü yaşatılmakta olup Öyle ki Köyümüzde halen köy odaları bulunmakta, geleneksel Türk misafirperverliği¬nin en güzel örnekleri bu köy odalarında sergilenmektedir. Düğünlerde, bayramlarda ve benzeri milli günlerde halkın birbirle¬ri ile olan münasebetleri, yıkılmamış bir milli dayanışmanın ender örneklerinden olmaktadır. Büyüklere saygı, küçüklere şefkat ve sevgi yanında sosyal yardımlaşma ve dayanışma halen yaşanmaktadır. Düğünler, sünnet, yaran,cenaze ve belirli günlerde bu dayanışma daha ön plana çıkmaktadır. Köyümüzde değişen her türlü hayat şartları ve tarzına rağmen, gelenek ve göreneklerinden "öz olarak" çok şey kaybetmeyen nadir köylerden biridir. Nitekim, yavuklusuna (nişanlısına) kenarı işlemeli mendil gönderen genç kızları kalmamış olsa bile, köyümüzün aynı kızları ve kadınları yolda yürürken hala erkeklerin önünden geçmezler. Çünkü sımsıkı ve hem de farkında olmadan, yürekten bağlı oldukları açıkça görülen "töre"ye aykırı bilirler erkek önünden geçmeyi... Yine aynı şekilde, davullu-zurnalı, üç gün üç gece yapılan düğünlerin yerini, belediye nikah salonu veya düğün salonu törenleri almışsa da gerdeğe giren güveyi yumruklanır ve az önce sağdıçlar tarafından camiden (yatsı namazından) getirilmiştir. Gelinlerin kına gecesi kınaları yakılır ve kına gecesi oyunlarında mutlaka bindallı veya üçetek giyilir.Bütün bu ve buna benzer hususlar, köyümüzde gelenek ve göreneklerin "öz olarak" değil, şekil olarak bazı değişmelere uğradığını göstermektedir. Düğünlerde İlk Teşebbüs: Evlenme çağına gelen Köyümüz delikanlısının anası, oğlu için aradığı münasip gelin adayını bulunca, bu durumu kocasına iletir. Bugün de aynı durum geçerli olmakla birlikte, daha çok oğlan bulduğu kızı anasına, anası da kocasına anlatmak¬tadır. Bunun üzerine, kızın kendisi ve ailesi hakkında lüzumlu araştırmalar yapılır, bilgiler toplanır. Kız, yapılan araştırmalar neticesinde ahlaken, bilgi ve beceriklilik bakımından müna¬sip görülürse dünürlüğe karar verilir. Köyümüzde bu durum geçerli ise de, şehir merkezinde kız ve oğlanın tanışarak anlaşarak evlenmelerine daha sık rastlanmaktadır. Şerbet İçilmesi: şerbet içilmesi de şu şekilde olur: Kadınlar tarafından nişan töreni yapılmadan bir iki gün evvel kızın oğlana verildiği ve sözleşildiği gün ailenin durumuna göre erkekler tarafından da tören yapılır. Törende dualar okunur ve şerbetler içilir. Kadın ve erkekler arasında bu şekilde nişan töreni tamamlandıktan sonra, kız oğlan tarafına geçmiş sayılırdı ve bugünden başlamak üzere oğlan anasına gelinlik etmeğe başlardı.

 Nişan Töreni:------------------------------------ Oğlan evi tarafından kabul edilerek alınan eşya ve takılar, kız evine gönderildikten sonra bir Cuma günü nişan yapılır. Nişan günü, oğlan tarafının kadın ve kızları ile bir de defci davet edilir. Defci çalma¬ğa başlar. Her iki tarafın davet edilen kadınları oyun ve eğlencelerini birkaç saat kadar sürdür¬dükten sonra, ortaya bir kat elbiselik kumaş serilir. Bu kumaş, oğlan evi tarafından getirilen ziynet eşyaları ile birlikte, gelin kıza elbiselik olarak getirilmiştir. Gelin olacak kız içeriye girince, elebaşılık eden kadınlar "Allah aşkına maşallah deyiniz, nazar değmesin” diye ihtarda bulunurlar. Gelin kız, yerde serili kumaşın üzerine gelip ayakta durur. Getirilen yüzük parmağına takılır. Diğer mücevherler de elbisesi üzerine iliştirilir. Bunlardan sonra gelin kız, önce oğlan tarafının (annesinden başlamak üzere) ellerini öper. El öpme sırasında, getirilen özel hediyeler de takılır. Şimdi ise (daha çok şehir merkezinde) bu nişan merasimi, oğlan ile kızın, davet edilen her iki taraf akrabaları huzurunda ve kız evinde, birbirine kırmızı bir kurdele ile bağlamış nişan yüzüklerinin, hatırı sayılır bir akraba veya eş-dost tarafından takılması şeklinde yerine getirilmektedir. Nişan merasimindeki eğlence ve hediye vermeler de, bu esnada yapılmaktadır.

Kına Yakma:-------------------------------------- Oğlan evinde baş donanma yapıldığı saatlerde kız evinde kına yakılma şöyle olur:Kız ve oğlan tarafı yakınları çok süslü giyinmeye itina gösterirler.Kız evine yahut köy odası veya geniş bir yere toplanırlar.Erkek tarafı ellerinde tepsiler içinde her çeşit kuru yemiş ile birlikte kınayı da götürürler. Oyunlar oynandıktan, çerezler yendikten sonra yaşlı ve becerikli kadınlar, dua ve ilahiler okuyarak, gelini evin ortasına oturturlar ve törenle kınasını yakarlar. Daha sonra oğlan evinden gelen kadınlar evlerine giderler. Kız evinde kalan gelin kızın arkadaşları, ona arkadaşlık ederek sohbet ederler.

Gelin Çıkarma:------------------------------------------ Kına gecesinin ertesi günü, gelin çıkartma merasimi yapılır. Sabahleyin erkenden, oğlan evinin her tarafı temizlenir.Köy Odasında erkekler tarafından damat donatılır. önceden okuyucular vasıtasıyla yapılan davetler üzeri¬ne oğlan evi tarafı oğlan evinin önünde, kız evi tarafı da kız evi önünde toplanırdı. Gelin aynı köylü ise kadınlar kız evine gider.Başka bir köyde ise köylüce toplanılarak bir vasıtayla gelin almaya gidilir.Gelin almada kadınlar kendi arasında erkeklerde kendi arasında davullu zurnalı eğlenceler olur.öğle namazından sonra erkek tarafı her iki tarafa da yemek verir. Yemekten sonra artık davulcunun gelin alma havasıyla gelin alma gidilir.Gelin çıkarma sırasında gelinin en yakınları tarafından kapılar kitlenir,gelinin cehiz sandığı üzerine oturulup damat tarafından bahşiş alınır.

Kuşak Bağlama:---------------------------------------- Gelin, babası evinden çıkarken, avluda en yakın akrabalar ve bir de hoca bulunurdu. Gelini avlu ortasına dikerler, en yakın akrabasından birisi, gelinin beline bir kuşak baglar. Orada bulunan hoca dua eder, duasından sonra gelin, en yakın akraba¬sından iki hanımla birlikte arabasına biner, diğer arabalara da diğer kadınlar binerlerdi. Gelin tarafının çeyizi, oğlan tarafının hazırladığı çeyizle aynı kıymette olurdu.

Yastık Götürmek:-------------------------------------- Gelin çeyizi yükletildiği ve gelin alayı hareket ettiği sırada gençlerden birisi bir köşe yastığını kaçırır yastığı kaçıran genç bulunup ona bahşiş verilerek yastık geri alınır. Gelin alayı hareket eder.Alay geçerken önlerine ipler gerilir ve düğün sahibinden bahşişler alınır. Bu şekilde gelin, yeni evine getirilir. Oğlan evinin büyükleri ve yakın akrabaları yanlarında bir imam ile evin önünde beklerler. Gelin eve girince dua edilir. Gelin, önce kayınbabasının ve büyüklerinin ellerini öper, kayınbabası ve akrabaları, gelin¬in başına kuru yemişle karışık bozuk para serperler. Bu paralar oradaki çocuklar tarafından kapışılır ki, uğur ve bereket sayılmaktadır. Gelin, hazır edilen odaya alınır.Düğün günü damat ın tüm eşyalarından sağdıç sorumludur.genelde damat bir yere oturmaya girdiğinde ayakkabıları saklanır.Sağdıç saklayan kişiyi bulup bahşiş vererek damatın ayakkabılarını geri alır.

Güvey Girişi :--------------------------------------- Gelin, oğlan evine geldikten bir kaç saat sonra, kız evi tarafından hazırlanan baklava ve etli yiyecekler getirilir. Bunları getirenlere de bahşişler verilir. Bu yiyecekler sadece gelin ile damat beye aittir. Yatsı namazına camiye götürülür. Namaz çıkışında, eve bir haberci gönderilir (Çok önceleri bu haber, fişek atılarak duyurulurmuş).dualar ve ilahiler eşliğinde bir gurupla damat eve götürülür. Damat kapıya geldiğinde, imam dua ederdi. Güveyi yaşlıların elini öperdi. Bu sırada kapı açılır ve güveyi süratle içeri girerdi. Çünkü gençler tarafından güveyinin sırtına yumruk vurmak adettir.Damat acele davranmazsa epeyce yumruk yer.Sağdıç ise damat ı korumakla yükümlüdür.Damat odasına girince gençlere kız evinden gelen pişmiş tavuklardan verir.Herkes dağılır. Gelin odasına iki bardak şerbet hazırlanırdı. Gelin hanım, duvağı örtülü halde, odanın bir tarafına dikilirdi. Orta yerde bir yatak, bir tarafa da seccadeler serilirdi. Oda ortasına serilen bu yatak, gündüz kim serdi ise o kişi tara¬fından kaldırılırdı. Orada gelinle birlikte bekleyen yenge, gelinin duvağını açar ve ikisini el ele tutuşturarak çıkar. Güveyi ve gelin, ilk önce seccadenin başına giderek iki rekat hacet namazı kılarlar. O gece edilen duaların mutlaka kabul olunduğuna itikat edilir. Namaz kılınıp, dualar edildikten sonra kalkarlar.Damat kıza soru sorar. Kız cevap vermez. Oğlan, önceden hazırladığı söyletmeliği (Para,Bilerzik veya altın yüzük vb) verir. Bunu verince kız da konuşmağa başlar. Güveyi daha sonra gelinden su ister. Gelin, önceden hazırlamış olduğu şerbetleri verir ve birlikte içerler ki içilen bu şerbet ağız tatlılığına, yani tatlı dilli ve güler yüzlü olmağa işaret sayılır.

Son¬ra kız evinden gönderilen yiyecekler yenilir...................................... Gel felek gurbette alma canımı Gülüşen beylerinin gülü solarmı Feleğin elinden çektiğim neler Duyar düşmanlarım şadıgam olur Bozulmuş bağlara bülbül konarmı Ayrılır ateşi bağrımı deler Yıkıp viran etme mamur hanemi Evveli ağlayan sonra gülermi Eşinden ayrılmış gurbete salar Yuvada yavrular perişan olur Düşürdün dillere felek sen beni Düşürdün dillere felek sen beni